يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِ * وَ تَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِ * فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ * فَهُوَ ف۪ى ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍ * وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ * فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌ * وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَاهِيَهْ * نَارٌ حَامِيَةٌ (1)

(2) وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَمَٓا اَمْرُ السَّاعَةِ اِلاَّ كَلَمْحِ الْبَصَرِ اَوْ هُوَ اَقْرَبُ اِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Daha bunlar gibi âyât-ı beyyinat-ı Kur'âniyeyi dinleyip, âmennâ ve saddaknâ diyelim.

اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَبِالْقَدَرِ خَيْرِه۪ وَشَرِّه۪ مِنَ اللّٰهِ تَعَالٰى وَالْبَعْثُ بَعْدَ الْمَوْتِ حَقٌّ وَاَنَّ الْجَنَّةَ حَقٌّ وَالنَّارَ حَقٌّ وَاَنَّ الشَّفَاعَةَ حَقٌّ وَاَنَّ مُنْكَرًا وَنَك۪يرًا حَقٌّ وَاَنَّ اللّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ اَشْهَدُ اَنْ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ * اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى اَلْطَفِ وَاَشْرَفِ وَاَكْمَلِ وَاَجْمَلِ ثَمَرَاتِ طُوبَٓاءِ رَحْمَتِكَ الَّذ۪ى اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ وَس۪يلَةً لِوُصُولِنَا اِلٰٓى اَزْيَنِ وَاَحْسَنِ وَاَجْلٰى وَاَعْلٰى ثَمَرَاتِ تِلْكَ الطُّوبَٓاءِ الْمُتَدَلِّيَةِ عَلٰى دَارِ الْاٰخِرَةِ اَىِ الْجَنَّةِ * اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا وَاَجِرْ وَالِدَيْنَا مِنَ النَّارِ وَاَدْخِلْنَا وَاَدْخِلْ وَالِدَيْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ بِجَاهِ نَبِيِّكَ الْمُخْتَارِ اٰم۪ينَ (3)

Ey şu risaleyi insaf ile mütalaa eden kardeş! Deme, “Niçin bu Onuncu Sözü birden, tamamıyla anlayamıyorum?” Ve tamam anlamadığın için sıkılma. Çünkü İbn-i Sina gibi bir dâhî-i hikmet, اَلْحَشْرُ لَيْسَ عَلٰى مَقَاي۪يسَ عَقْلِيَّةٍ demiş,

_______________

1. Çarpacak olan felâket! * Nedir o çarpacak olan felâket? * O çarpacak felâketin ne olduğunu bilir misin? * O gün insanlar ateşe çarpıp yere serilmiş pervanelere döner. * Dağlar ise atılmış rengârenk yün gibi olur. * Mizanı ağır gelen, hoşnut olacağı bir yaşayış içindedir. * Mizanı hafif gelenin sığınacağı yer ise haviyedir. * Hâviyenin ne olduğunu bilir misin? * O kızgın bir ateştir. (Karia Suresi: 1-11.)

2. Göklerin ve yerin gizliliklerini bilmek Allah’a mahsustur. Kıyametin gerçekleşmesi ise göz açıp kapayıncaya kadar yahut ondan da yakındır. Şüphesiz ki Allah’ın kudreti her şeye yeter. (Nahl Suresi: 77.)

3. Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inandım. Hiç şüphesiz öldükten sonra diriliş haktır, Cennet haktır, Cehennem haktır, şefaat haktır, Münker ve Nekir melekleri haktır. Allah’ın kabirlerdeki ölüleri tekrar dirilteceğine iman ettim. Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh olmadığına ve Muhammed’in (asm) Allah’ın resulü olduğuna şehadet ederim. * Allah’ım! Senin rahmet ağacının en latîf, en şerif, en mükemmel ve en güzel meyvesi olan, âlemlere rahmet olarak ve Senin rahmet ağacının ahiret yurdu üzerine sarkan en süslü, en güzel, en parlak ve en yüce meyvelerine, yani Cennete ulaşmamıza vesile olarak gönderdiğin zata salât ve selâm eyle. * Allah’ım! Seçtiğin peygamberinin hürmetine, bizi, anne ve babamızı Cehennem ateşinden koru. Bizi, anne ve babamızı iyilerle beraber Cennete koy. Duamızı kabul buyur.